25 Ocak 2018 Perşembe

GÜL BANU AKER KİMDİR NEDEN FM LİLERE DESTEK ÇALIŞMALARI YAPIYOR?


Bu soru tabi ki her okuyucunun aklına gelecektir. 

Kitabımda kendimi tanıttığım bir yazım var. Orada okuyucular zaten belli bilgilenmeye sahip oldular. Bu yüzden orada yazandan farklı bir yazı kaleme alacağım.

8.8.68 doğumluyum. 49 yaşımdayım. 15 yaşımda fm ye yakalandım. Çocuk yaşta fm ye yakalanmak... Gençliğini fm li yaşamak.. Orta yaşları fm li olarak yaşamak.. Yani öğrencilik yılların ve hayatını tesis edeceğin yıllarında fm li olmayı tecrübe etmiş biriyim. Bazı fm liler hayatlarını kurup evlendikten sonra yakalanıyorlar ya. Biz FM lilerin arasında da ciddi farklar var. Daha sert yaşayanları daha geç yakalananları vs.. Yani hem erken yakalandım hem de en sertinden yaşayanlardanım. Bu sayede bana arkadaşlardan gelen şikayet bildirimlerinde fm lerinin çeki boyutunu rahatlıkla gözlemleyebiliyorum. 

FM teşhisim yalnız 39 yaşımda kondu. Bütün saçma sapan yaşadıklarımı içine almıştı bu. Neyle savaşacağım belli olmuştu. Ama gel gör ki savaşacak çare çözüm tıp tarafından konamadı. Bir başıma çaresiz yine kala kalmıştım. 

İşin kötüsü annem de FM liydi. Hem de FM si çok azılıydı. Zamanla O'nun görünür hastalıkları da gelmişti. Guatr, şeker, kanser, kronik safra iltihabı, kireçlenme, kemik erimesi, kısmi felç, yüz felci, daimi baş dönmesi, yüksek tansiyona bağlı beyin denge merkezinin bozulması ve daha nicesi.. 

Anne -kız gördüğümüz tedavilerin haddi hesabı yok. 30 sene bu. Dile kolay. Bıktık usandık. Harcanan paralar da bir lüx ev parasıdır. Artık dr.-hastane-ilaç-hemşire hiç bir şey görmek istemiyorduk. Hala da istemiyorum. Çünkü işe yaramıyor hatta daha beter oluyorduk. Geçenler de çok hasta birine rastladım. Bana dedi ki giderim şimdi dr. a bir şeyim kalmaz. İlaçlar iyi geliyor. Öyle bakakaldım. İlaçların iyi geldiği insanlar da var demek diye düşündüm. Bunu düşündürecek kadar ne kadar naçarlıklar çektik biz. Nedense anneme ve bana bir türlü bir şeyler iyi gelmiyordu. Gelenler de kısa süreli olurdu. Tekrar tekrar nüksederdi şikayetlerimiz. Sonra onlar da işe yaramaz oldu. 

Hele şu dr iyi bu dr iyi derler biz giderdik nedense milletin memnun olduğu Dr.lardan biz gene fayda bulamazdık. O yıllar da pc internette yoktu. Böyle şaşkın çaresiz ağrılar kronik ağır yorgunluklarla yaşardık. Yalnız yüz felci geçti. Onun tedavisinden biz fayda bulduk. Annem de ben de 10 yıl arayla yüz felci geçirmiştik de. 

İşte böyle dolu dizgin FM eşliğinde oldukça çekili geçince hayat ve sonunda annemin hazin vefatından sonra benim de hazin bir hallerle geldiğim son yatalaklık noktasında tıbbın çaresizce: "evet senin bir hastalığın var kabul ediyoruz ama tıpta karşılığını bulamıyoruz " cümlelerini bir kaç dr dan duyup şansını psikiyatride dene denip 15 ay da oradan da eli boş kalan ben canlı cenaze gibi olan ben azmim ve kararlılıklarımla sonunda normal bir insan haline evvel ALLAH geldim. 

Çeken Bilir. Bu yüzden kendim gibi çekili insanlara destek olmaya çalışıyorum. Çünkü koskoca bir yaşam yaşanamadan heba oluyor. Sahip olunan hiç bir şeyin tadını çıkaramıyor bu insanlar. Ne canların ne malların.. Eşler boşuyor, çocuklar çevre hakir görüyor, işten atılıyor /çıkıyor/ellere bakıyorlar. Gençler evlenemiyor... Ve bu insanların çektiklerinin hakkı verilmiyor dr. lar da bir türlü laflar çevremizdekilerde bir türlü laf ve haketmediğimiz davranışlar. Yani bu insanların tamamı maddi manevi kayıplar yaşıyorlar. Benim kendim için bir cümlen vardır. Bu onlar için de geçerli. "Ben yaşamıyorum bu dünyada bulunuyorum." O zamanlar böyle buluyordum kendimi. Yaşama geçince nelerin bizlerden esirgendiğini tabi gördüm. Mesela, burnumdan takılmadan nefes  çekebilmek bile ne büyük bir saadetmiş. Sabah zımba gibi kalkabilmek. Damarların patlamadan ayaklarının üzerinde süpürge yapmak.. Yanmalar donmalar olmaması.. Ağrısız yanmasız uyuyabilmek.. Uzun saatler yorulmadan iş yapabilmek.. Dışarıdan çarşıdan gelip yorgan döşeklik olmamak. Odaklanabilmek.. Sosyal yaşama geçebilmek..Midenin şikayetleri, bağırsak şikayetleri... Say say bitmez.. İşte elimden geldiğince bilgilerimi yayıp bu ben gibi yanmış kavrulmuş fm lilere destek olmaya çalışıyorum. Çünkü daha kaliteli yaşayabilirler bu bilgilerimle.. 

Özellikle bana iyi gelebilen bir şey benim için çok değerlidir. Çünkü iyi gelebilen bir şeyi hem çok zor bulmuşum hem de iyi gelebilenlerim çok nadir şeyler. Bu iyi gelebilenlerimi bulana kadar çok denediklerim içtiklerim oldu. Kendi kendimin deneği oldum. Diğer bir çok fm li için de aynı durum genel de geçerli. Bu yüzden benim iyi gelenlerimi bilmek isteyen çok danışıyor. 

Bu fm den çıkış için kendi çapımda sağlık ile iştigal edenlerle görüşüp bilgiler aldım. Bir çok kaynaklar okudum. Manyetik terapi eğitimi aldım. Aktarda 10 ay çalıştım. Aktardaki fm casusunuz sloganıyle fm lilere faydalı olabilecek bilgiler faydalar yakalamaya çalıştım. Manyetik terapi danışmanlığım ve aktardaki müşterilerle yaptığım diyaloglarda fm li olan ve fm li olmayanlar arasındaki farkları da gözlemleme şansım oldu. Diğer hastaların fayda görmeleri ile bizim fayda görmemiz arasında çok fark var. Şifa vericilere yanıt vermede inatçı-dirençli yapımız çok şaşırtıcı. Bu yüzden ben de hem doğal hem de profesyonel ürünlere yöneldim. Bir çok network firmasının ürünlerini kullandım. Burada da neye ne de fayda bulduysam bilgisini paylaşacağım.

 FM rehberiniz Gül Banu Aker.