28 Ocak 2018 Pazar

SUYUMUZ ÇOK ÖNEMLİ-NEDEN İYONİZE SU İÇELİM?

İYONİZE SU İÇMENİN ÖNEMİ



Öncelikle kendi kullanıcı olarak deneyimlerimi paylaşayım.
İlk olarak su çubuğuna öncelik vermemiştim, çünkü gerek duymadım. O sıralar da alkali su çok içiyordum . Alkali sebilimiz var. Bu su çok faydalı ama ben uykulu geziyordum. FM den ötürü böyle bir durumum vardı. Uykulu uyuşuk bir hal. İyileşme kriziyle beraber bu daha da artmıştı. ilk kullanmaya başladığımda kesintisiz 12 saat uyumalara başlamıştım. Olduğum yerde kalakalıyordum ve uyandırılamıyordum. Sonra 9 saate düştü. İyonize su neymiş ne yapıyormuş meraktan aldık. İçmeye başladığımız daha ilk günler de bir değişik zindelik geldi. 7 saat yetiyor ve sabah yapışıkbir yorgunluk olmadan zımba gibi kalakabiliyordum. Yatakla özdeş halim gitti. Sürüne sürüne kalkışlar da..Ve en önemlisi derin uyuyorum artık. Rüyalarda başrollerde sabaha kadar film çevirmelerim de. Artık rüyaları hatırlamıyorum çoğu zaman. Aman böyle iyiymiş. 

İyonize suyun iyi geldikleri: kabızlık, vücut elektriğimizin gitmesi, çat çat çarpmalar var ya, buna bağlı kalp ritim bozuklukları, nedensiz kalp şikayetlerinin gitmesi, aktif mesanenin normale gelmesi, ateş basması..İdrarı temizlemesi, kanı temizlemesi. Renkleri açık tortusuzlaşıyor zamanla. Bilişsel yetilerde ve beyin sisinde tam destek. 

Bana bir tanıdığım geçenlerde ateş basmalarının yeniden başladığını söyledi. Menapozlu. Suyunu içmeyi azaltmışsın dedim. Nerden bildin dedi. Aktif mesanesinin de başladığını söyledi. Suyunu içmediğinden dedim. Kış nedeniyle su soğuk olduğu için içemiyormuş. Ama termos taşıyın yanınızda Buradan biraz kaynar su koyup bardağınıza şişenizdeki iyonize su ile haşlama yapıp ılıklaştırıp için. İçebilme çözümleri üretmek yerine içmeme çözümü çözüm mü yani? 

Şikayetlerimizin çıkış sebebi manyetiklerin çalışma alanında ise çare çözüm oluyor. Örneğin eğer ateş hormonal ise desteğini görürsünüz eğer ateş iltihaplardansa iltihap tedavisi görmeniz gerekir. Yine örneğin tinnitüsünüz sinir hasarından ise iyi gelebilir ama kulak kristali zarar görmüşse tinnitüs bundan kaynaklı ise yardımı olmaz gibi.

Manyetik terapi iki türlüdür. biri içten biri dıştan. Su çubuğu olmazsa olmaz. Manyetik terapi den tam kapasite fayda görmek isteniyorsa su çubuğu da şart.  

<<<<<<<<<<    Sunum Bilgileri   >>>>>>>>>>>

NEDEN İYONİZE SU İÇMELİYİZ?

İKİ NEDENDEN ÖTÜRÜ İYONİZE (MANYETİZE) SU İÇMELİYİZ.
   1-SUYU CANLI SU HALİNE GETİRDİĞİ İÇİN
   2-ORTAMA (-) İYON SALDIĞI İÇİN


Su çubuğu içine konduğu suyu canlı hale getirir. Pet şişelerden içtiğimiz sular ölü sudur..


NEDİR BU ÖLÜ SU, CANLI SU?

Bir su kaynaktan çıktı mı 5-7 saat için de ölür. Moleküler yapısı birbirinin üzerine yığılıp yapışır. İri kitle haline gelen suyun içindekiler hücrelerimize giriş yapamaz hale gelir. Hücre geçirgenliğini yitirir. Bu yüzden sudaki oksijenin hücre içi girişi sağlanamaz. İşte bu manyetik su çubukları sudaki molekülleri birbirinden ayrıştırıp hareketli hale getirerek, partiküllere ayırıp 0,24 mikron kadar (ki 041 mikron hücre içi geçirgenlik için yeterlidir),(adeta mikser misali manyetik dalgaları ile zerrelere ayırıp) hücre içi geçirgenliğini sağlayarak hücrelerimize % 100 suda ki oksijen ve minerallerin girişini sağlar.

YANİ: İşlevi suya element yüklemek değil! İşlevi partikül büyüklüğü! Hücre duvarından oksijen ve besin öğelerinin geçmesi için geçirgenliği arttıracak büyüklüğe getirmesi kolaylaştırması. Çubuk tabi ki suyun içine madde ekleyemez topaklanmayı küçültüp hücre içine alacak boyuta getirir. Bu sayede yediğimiz içtiğimiz besinlerin de vücudumuzda partiküllerini küçültmekte hücre içi geçirgenliği yine sağlamakta.

ORTAMA (-) İYON SALMAK NE DEMEKTİR? NEDEN ÖNEMLİDİR?







Suyu iyonize eder. Bunun anlamı ortama (-) iyon salar. Serbest radikaller, oksidanlar gibi zararlılar (+) yüklü iyonlar taşırlar.

Mıknatıs özelliği ile (-) iyonlar hücre içindeki (+) iyonları çekerek birleşip kenetlenir ve serbest radikalleri, toksinleri vücudumuzdan dışarı atar. Hücre içi detoks yapar. İçsel temizliğimize, yardımcı olur böylece. İdrarımızın berrak rengi, kanımızın akışkan ve nar çiçeği gibi rengi bize içsel temizlikten kanıt teşkil eder.

Organizma kirliliğinin insan sağlığına nasıl zararları olduğunu bilirsek bunun önemini daha iyi anlayabiliriz.

ORGANİZMA KİRLENMESİ VE NELER YAPAR?

TÜM BU SORUNLARIN ORTAK KAYNAĞI VÜCUDUMUZA YERLEŞEN TOKSİNLER

@Aşırı yemek yeme ve sürekli aç olma haliniz artık kontrolünüz dışına mı çıktı?
@Sürekli kilo alıyorsunuz. Az bir miktar yemek yediğiniz de bile karnınız davul gibi şişiyor.
@Gaz nedeni ile oluşan istem dışı geğirmeler toplum içinde utanmanıza neden oluyor.
@Gece yorgun yatıyor, sabah yorgun uyanıyorsunuz ve tüm gün halsizlik ve yorgunluk hissiyatı içinde geçiyor.
@Düzenli tuvalete çıkamıyorsunuz, çıktığınızda ise kabızlık nedeni ile gayet uzun ve rahatsız edici bir süre tuvalette kalıyorsunuz. Kabızlık, daha büyük bir sorun olan hemoroid rahatsızlığına neden oluyor ki bu da sıkıntınızı en az 2’ye katlıyor.
@Hatta bir de iltihaplı sivilcelerle de boğuşmak zorunda kalıyor musunuz?
Dışınızı yıkıyor temizliyorsunuz ama içinizi temizlemiyorsunuz.
40 yaşına gelen bir kişi de bağırsak da daimi duran bir veya bir kaç kilo depolanmış atık ile yaşamaya başlar. (Büyük abdest ile yani.) İlerleyen yaşlar da bu miktarlar artar. Bu da vücudumuzun duvarlarından emilim ile vücuda toksin dağılımı olarak yansır.Türlü hastalıklara sebep olur.
İŞTE BU YÜZDEN DETOKS ŞART.

İYONİZE SU İLE VÜCUDUNUZA YARDIM EDİN. YABANCILAR EVCİLLERİNE BİLE İYONİZE SU İÇİRİYORKEN ...Ben de dahil...


 MANYETİK SU ÇUBUĞU NEDEN ÖNEMLİ? NEDEN İYONİZE SU İÇMELİYİZ?

Günümüzün en büyük sorunlarından biri hastalıkların çoğalması, kanser de patlama yaşanması.

Nefes hayattır nefes oksijendir. Vücudumuzun hastalıklara yakalanma sebeplerinden biri de oksijensizliktir. Oksijenle yeterli beslenemeyen hücrelerimiz ya ölüyorlar ya da yaşayabilmek için az oksijenle yaşayan forma dönüşüyorlar. Bu yeni forma dönüşmüş hücreye de kanser hücresi deniyor. Ayrıca vücudumuzun enerji üretebilmesi yani ATP üretimi için de yine oksijene ihtiyacı vardır.

Beynin az oksijenlenmesinin belirtileri: Bacaklarda, kollarda, yüzde ve genelde vücudun tek tarafında görülen güçsüzlük, uyuşukluk, hissizlik. Konuşmada güçlük çekme, konuşulanı anlamama ya da anlamsız kelimeler söyleme gibi belirtileri vardır.

Vücudumuzun az oksijenlenme belirtileri: Yorgunluk, bitkinlik, baş dönmesi, bulantı, kaslar da ağrı, depresyon, sinirlilik, çarpıntı, baş ağrısı...

Kanser olmamak, asidik vücut olmamak yani PH değerinin düşmemesi için alınması gereken önlemlerden biri de bol oksijenlenebilmeye özen göstermektir. Bu bağlam da suda var olan oksijenin hücrelere % 100 çekilmesini sağlamak için suyu iyonize eden su çubuğu çok önemlidir.


İYONİZE SU NASIL ELDE EDİLİR? SU ÇUBUĞU NASIL KULLANILIR?






:arrow:*Su çubuğu bir bardak için de 6-7 dakika durma ile suyu iyonize olur.
:arrow:*Sürahi gibi büyük kaplar da yarım saat kadar beklemekle iyonize olur. 19 lt kadar olanlar da bir çubuk yetmiyor.
:arrow:*Su çubuğunu sudan çıkardıktan sonra aynı süre kadar sonra tekrar ölü su haline döner.
:arrow:*Su çubuğunun içine konduğu kapların plastik olmamasına özen gösterilmelidir.
:arrow:*Su çubuğunun kabın içinde durduğu müddetçe iyonizedir.. Su içildikçe üstüne ilave edilmeli. Bütün aile boyu büyük kaptan içilmesi aile için de yararlıdır.

GÜNDE EN AZ 6 BARDAK İÇİLMESİ BU İŞLERİ YAPMASI İÇİN GEREKLİDİR.
  (Su çubuğu 2000 Gauss değerindedir. Neşter çeliği kalitesindedir. Alerjen

değildir. Mıknatıslar da en yüksek ayar 2200, 2000, 1800 1200 dür.)

Vücudumuzun iyon dengesinin önemini aşağıdaki resimden daha net anlayabilirsiniz.


Manyetik su çubuğunun- iyonize suyun detoks yapması çok önemli bir fırsat. Detoks demek tıkalı filtre organların açılması anlamına da gelir. Nedir bu filtre organlar? Böbrekler, bakırsaklar ve karaciğer süzme ve emilip yaparak beslenme yoluyla içeri girenlerden mineral ve vitaminleri vücudumuza kullanılmak üzere alır. Eğer bu organlar da tıkalılık söz konusu olursa yediğimiz içtiğimizden faydalanamayız süzülmeden dışarı atılırlar.

Bir arkadaşım beslenme uzmanı. Oldukça bilimsel beslenen biriydi. Şekerlemeler, pasta... zararlı karbonhidratları vs. hayatından çıkarmış. Spor ve sağlıklı beslenme ile örnek biriydi. Onun bile kanser olması; ki kanser olan vücudun PH seviyesi yaklaşık 3 ler de yani asidik bir vücut demektir, beslenmenin ne kadar muazzam, alkali olursa olsun yine de yetmediğini gösterdi. Demek ki bundan daha önemlisi tıkalı organlarımızın açık olması gerekiyor ki bu beslenmelerle girenlerden fayda sağlayabilelim.


Yine aynı şekilde bağ dokusunda ve özellikle hücreler içindeki toksik birikimler organlara olsun hücrelere olsun gerekenlerin taşınmasına engel olacak böylece hücre ve organlar gerektiği gibi beslenemeyecek hastalıklar başlayacaktır. Bu yüzden toksinlerden arınma , vücudun PH seviyesini yükseltmek için detoks şart.

FM rehberiniz Gül Banu Aker

İletişim için Energetix Neva Bilge Trakya sayfasından ulaşabilirsiniz.

BİRÇOK ŞİKAYETİME DESTEK BULDUĞUM MANYETİK TERAPİ İLE TANIŞMAM HAYATIMIN DÖNÜM NOKTASI OLDU


MANYETİK TERAPİ İLE TANIŞMAM.



Benim gibi FM li olan bir eczacı arkadaşımın gördüğü faydalar üzerine ısrarla önermesine rağmen bir yıl yanaşmadım açıkçası. Ama bilgisini araştırmış ve kendisinin bu bilgiyi grubumda anlatmasını da rica etmiştim. Ve bir tanıdığıma da önermiştim. O önerdiğim kişi birçok soru soruyor bunların bilgisini alabilmek için ben de haliyle arkadaşıma soruyordum. Sonunda bana tanıdığım sordu. Abla sen kullandın mı? Ben masajlı yataklara gidiyordum ve alkali sebilim-alkali su içiyorum diye yeterli gördüğümden o zamanlar gerek görmemiştim. Bayağı fayda görmüştüm. İyiydim. Ağrılar durmuştu. Ama daha sonraları ben de ADH hormonunun çalışmayı bırakması-küsmesi sonucu fm nin dışında şikayetler de yaşamaya başlamıştım. Vücuda "suyu tut" diyen bir hormon bu. Ne kadar içsen de aktif mesaneyle attırıyor suyu. Buna bir türlü ne kadar dr. hastaneler gezsem de çareler bulamadık. 

Artık yatalak olmuştum. İşe yaramayan genç bir beden, ağır bir durum. Artık adminliği de bırakma noktasına geldiğim günlerdi. Çünkü mausu bile silkeleyerek kullanıyordum. Yarım sayfa yazı yazamamaya dahi başlamıştım. Günlük bile tutamamaya...Vauvv. Hayat bize neleri gösterdi.

O sıralarda psikiyatride 13. ayımdı. Verilen ilaç tedavülden kalkmıştı. Yerine bir ilaç deneyelim dedi dr.um. Çok iyi niyetliydi. Ama hani en azından iyileştirmese de olduğu yerde şikayetimi stabil eden o ilacın yerini de tutamadı ve yeniden ben içimdeki tüm suları eritmeye devam etmeye başladım. Feci bir durum tabi. Dr. her ay kontrol ediyordu. İşe yaramadığını görünce "bir ay da ilaçsız deneyelim mi?" dedi. "Olur" dedim.15. aydı artık. İşte tam bu noktada başkasının iyileşmesi için çabalarken "e hakkaten ben kendime niye almıyorum" dedim.  Abimin de doğum günü gelmişti. Hem ona hem bana birer bileklik alalım bari dedik. Su çubuğuna gerek görmedik alkali su içiyorduk ya. ADH  durumundan önce de 2 yıldır içiyordum zaten. 

Bu ADH nın çalışmaması sonucu şöyle bir tipten şöyle bir tipe geldim .










 Son geldiğim nokta. Nefesi bile çekecek halinin olmadığı bir nokta. FM den değil çalışmayan ADH yüzünden böyle oldum. Tükrük hiç yok, östaki kanalı susuzluktan tıkanıyor cilt lastik ip gibi 6-7cm gibi uzar oldu. Pul pul tırnaklar, saçlar ip gibi toplu kopmalara.. Dil de yarıklar, dudaklar da tenim de yaralar... Biliş yetilerimi büyük oranda yitirdim. Dişlerim peş peşe kırılmaya.. Türkçe konuşulanları dahi anlamamalar. Gözlerim acılar için de burnum tıkalı. Ses yitimi. Sarkan buruşuk bir ten. Kalbin günde 10-15 kere gibi çamaşır makinası sıkma anındaki gibi yerinden çıkacakmış gibi anormal oynamaları. İçimde ateşler.. Topuklarımda yarık yaralar.. En ufak temas da patlayan damarlarım.. Bitkin halsiz güçsüz yorgun...Çaresiz çözümsüz bu halde kalan ben. 

Manyetiklere inanıp inanmama gibi bir şansım da yoktu. Almanyadan birine sordurdum bir arkadaşıma orada kullanan arkadaşının eklem şişlerine iyi gelmiş. "E tamam yapacak bir şey yok. Son bi de bunu deneyelim" dedim. 

Tükrük olmayınca yutkunma duygun da köreliyor haliyle. Bilekliğimi taktıktan 5 gün sonra tükrüğümde boğuluyordum. Boğazıma bir sürü tükrük birikmiş. Yaşadığım şaşkınlığı anlatamam. Bu da nereden çıktı deyip yutmaya çalışırken boğazın zamanla tembelleşmesi de ayrı bir şaşkınlıktı tabi. Yutamayan bir gırtlağı yutar hale getirmek için az egzersiz yapmadım. Ve cildimin buruşuklarında azalmalar bu sefer de başladı. Bu sefer panik oluyordum. Acaba bir iki günlük iyileşme mi? Kaybedecek miyim korkuları. Mehteran gibi gidip gelmeler başladı. birinci ay kullanıma geldiğimde mi:) ....


Vücudum su tutmaya bariz başladı. Hayatta benden mutlusu yok o sıralar. Auto showu bir aylık kullanıcı iken gezmiştik, hem de 6 saat ve belimiz de abi kardeş ağrımamıştı ve de yorulmadık. 

Dr.umla randevuma tam böyle gittim. Şu bir ay ilaç içme bir de öyle bakalım denmişti ya. Dr. beni böyle görünce bakakaldı. Nasıl böyle oldun dedi. Bilekliğimi gösterip bununla dedim. İlginç!!! dedi ve biz bir daha görüşmemek üzere 15 aylık tedavi sürecimi sonlandırdık. 

Ve bundan sonra diğer bir çok ürünlerinden aldım. Çünkü tüm vücuda yaymak da fayda var. Mantıken şöyle düşündüm. Abdest uzuvlarımız dikkat edilirse uç noktalarımızdır. Uzantılı yerlerimiz yani. Kollar ayaklar baş. Yıldız şeklinde altın oran deniyor hani. Gerek pozitif gerekse negatif enerjileri çeken uzuvlardır. Yaratımız bunları günde niye 5 kere yıkattırıyor hiç düşündünüz mü? Alıcı uzuvlar da ondan. Bu yüzden tüm bilek boyun bölgeme takılar taktım. Kendimi tam kapasite manyetik alanca güçlendirmek için. 

Yaşamayanların çok da anlayamayacağı şeyler değil mi? Zamanla aydan aya iyileşmelerim % oranında arttı da arttı. Aktif mesanem  tam normale 5-6 ayda ulaştı. Bilişsel yetiler, ses kısıklığım laranjitim, faranjitim, burun tıkanıklığım ten kalitem yaralar, ten acıması panik-heyacan bozukluğu, kekelemelerim, yaralar, barotravmam, östaki tıkanıklığım, kalp sorunlarım ritim bozukluğum, elektrik çarpmam, derin uyuyamamam, kronik yorgunluğum, güçsüzlüğüm ve tabi ki sabah kronik yorgunluğum... Bazıları laranjit ritim bozukluğu ten acısı gibi tamamen bitti bazıları % 90 gibi geçti. Artık 4 yıllık kullanıcıyım. Daimi kullanıyor ve her gün düzenli iyonize su içiyorum.  Bunları daimi kullanırsanız aydan aya siz de iyileşmelere destek oluyor. İşleyişi ile alakalı olan sorunları dengeye getirdikten sonra gerisini vücut kendini tamir edebilmeye başlıyor.

Benim için işte bundan çok kıymetliler. Bana iyi gelebilenler o kadar nadir kii.. Ve ilaçlarla tedavi edilemeyen biriyim. Antibiyotiklerin çoğuna da bağışıklık geliştirdim. Vitaminler bile ağrılara neden oluyor kilo aldırıyor. İçsem de yerine koyamıyorum bir ay sonra tahlile gittiğim de gene eksik çıkıyor. Dün bir hastayla konuştuk. O da artık annem ve ben gibi olmuş. Dr u eline antidepressan sana yazılamaz diye rapor bile vermiş. Artık çok vücudu hasarlanmış çünkü. Ağrı kesici içmekten midesi delinmenin son aşamasına gelmiş. Benim gibi ilaçla tedavi olamayan insanlar için bir umut oldu ya bunlar. Bunların bilgisini bana ulaştıran arkadaşıma duacıyımdır. Ben de bunların bilgisini ulaştırmak için çok çabalıyorum. Biz gibilerin dualarında yer almak. Ayrıca çok güzel bir duygu veriyor. Bunun da bağımlısı oldum sanırım.

Şimdi bu manyetiklerin işleyişi hakkında bilgiler vereceğim. Nasıl etki ediyorlar neler yapıyorlar da bu vücut böyle memnun bir tepkiler verebiliyor değil mi? Ben bu sorularıma gerekli cevaplar bulabilmek için dünyada var olan tüm kaynakları toplayıp çeviriler yaptım. Sonunda bir sunum oluşturdum. Onu da sizlerle paylaşmak istiyorum.

FM rehberiniz Gül Banu Aker..