MANYETİK TERAPİ İLE TANIŞMAM.
Benim gibi FM li olan bir eczacı arkadaşımın gördüğü faydalar üzerine ısrarla önermesine rağmen bir yıl yanaşmadım açıkçası. Ama bilgisini araştırmış ve kendisinin bu bilgiyi grubumda anlatmasını da rica etmiştim. Ve bir tanıdığıma da önermiştim. O önerdiğim kişi birçok soru soruyor bunların bilgisini alabilmek için ben de haliyle arkadaşıma soruyordum. Sonunda bana tanıdığım sordu. Abla sen kullandın mı? Ben masajlı yataklara gidiyordum ve alkali sebilim-alkali su içiyorum diye yeterli gördüğümden o zamanlar gerek görmemiştim. Bayağı fayda görmüştüm. İyiydim. Ağrılar durmuştu. Ama daha sonraları ben de ADH hormonunun çalışmayı bırakması-küsmesi sonucu fm nin dışında şikayetler de yaşamaya başlamıştım. Vücuda "suyu tut" diyen bir hormon bu. Ne kadar içsen de aktif mesaneyle attırıyor suyu. Buna bir türlü ne kadar dr. hastaneler gezsem de çareler bulamadık.
Artık yatalak olmuştum. İşe yaramayan genç bir beden, ağır bir durum. Artık adminliği de bırakma noktasına geldiğim günlerdi. Çünkü mausu bile silkeleyerek kullanıyordum. Yarım sayfa yazı yazamamaya dahi başlamıştım. Günlük bile tutamamaya...Vauvv. Hayat bize neleri gösterdi.
O sıralarda psikiyatride 13. ayımdı. Verilen ilaç tedavülden kalkmıştı. Yerine bir ilaç deneyelim dedi dr.um. Çok iyi niyetliydi. Ama hani en azından iyileştirmese de olduğu yerde şikayetimi stabil eden o ilacın yerini de tutamadı ve yeniden ben içimdeki tüm suları eritmeye devam etmeye başladım. Feci bir durum tabi. Dr. her ay kontrol ediyordu. İşe yaramadığını görünce "bir ay da ilaçsız deneyelim mi?" dedi. "Olur" dedim.15. aydı artık. İşte tam bu noktada başkasının iyileşmesi için çabalarken "e hakkaten ben kendime niye almıyorum" dedim. Abimin de doğum günü gelmişti. Hem ona hem bana birer bileklik alalım bari dedik. Su çubuğuna gerek görmedik alkali su içiyorduk ya. ADH durumundan önce de 2 yıldır içiyordum zaten.
Artık yatalak olmuştum. İşe yaramayan genç bir beden, ağır bir durum. Artık adminliği de bırakma noktasına geldiğim günlerdi. Çünkü mausu bile silkeleyerek kullanıyordum. Yarım sayfa yazı yazamamaya dahi başlamıştım. Günlük bile tutamamaya...Vauvv. Hayat bize neleri gösterdi.
O sıralarda psikiyatride 13. ayımdı. Verilen ilaç tedavülden kalkmıştı. Yerine bir ilaç deneyelim dedi dr.um. Çok iyi niyetliydi. Ama hani en azından iyileştirmese de olduğu yerde şikayetimi stabil eden o ilacın yerini de tutamadı ve yeniden ben içimdeki tüm suları eritmeye devam etmeye başladım. Feci bir durum tabi. Dr. her ay kontrol ediyordu. İşe yaramadığını görünce "bir ay da ilaçsız deneyelim mi?" dedi. "Olur" dedim.15. aydı artık. İşte tam bu noktada başkasının iyileşmesi için çabalarken "e hakkaten ben kendime niye almıyorum" dedim. Abimin de doğum günü gelmişti. Hem ona hem bana birer bileklik alalım bari dedik. Su çubuğuna gerek görmedik alkali su içiyorduk ya. ADH durumundan önce de 2 yıldır içiyordum zaten.
Bu ADH nın çalışmaması sonucu şöyle bir tipten şöyle bir tipe geldim .
Manyetiklere inanıp inanmama gibi bir şansım da yoktu. Almanyadan birine sordurdum bir arkadaşıma orada kullanan arkadaşının eklem şişlerine iyi gelmiş. "E tamam yapacak bir şey yok. Son bi de bunu deneyelim" dedim.
Tükrük olmayınca yutkunma duygun da köreliyor haliyle. Bilekliğimi taktıktan 5 gün sonra tükrüğümde boğuluyordum. Boğazıma bir sürü tükrük birikmiş. Yaşadığım şaşkınlığı anlatamam. Bu da nereden çıktı deyip yutmaya çalışırken boğazın zamanla tembelleşmesi de ayrı bir şaşkınlıktı tabi. Yutamayan bir gırtlağı yutar hale getirmek için az egzersiz yapmadım. Ve cildimin buruşuklarında azalmalar bu sefer de başladı. Bu sefer panik oluyordum. Acaba bir iki günlük iyileşme mi? Kaybedecek miyim korkuları. Mehteran gibi gidip gelmeler başladı. birinci ay kullanıma geldiğimde mi:) ....
Vücudum su tutmaya bariz başladı. Hayatta benden mutlusu yok o sıralar. Auto showu bir aylık kullanıcı iken gezmiştik, hem de 6 saat ve belimiz de abi kardeş ağrımamıştı ve de yorulmadık.
Dr.umla randevuma tam böyle gittim. Şu bir ay ilaç içme bir de öyle bakalım denmişti ya. Dr. beni böyle görünce bakakaldı. Nasıl böyle oldun dedi. Bilekliğimi gösterip bununla dedim. İlginç!!! dedi ve biz bir daha görüşmemek üzere 15 aylık tedavi sürecimi sonlandırdık.
Ve bundan sonra diğer bir çok ürünlerinden aldım. Çünkü tüm vücuda yaymak da fayda var. Mantıken şöyle düşündüm. Abdest uzuvlarımız dikkat edilirse uç noktalarımızdır. Uzantılı yerlerimiz yani. Kollar ayaklar baş. Yıldız şeklinde altın oran deniyor hani. Gerek pozitif gerekse negatif enerjileri çeken uzuvlardır. Yaratımız bunları günde niye 5 kere yıkattırıyor hiç düşündünüz mü? Alıcı uzuvlar da ondan. Bu yüzden tüm bilek boyun bölgeme takılar taktım. Kendimi tam kapasite manyetik alanca güçlendirmek için.
Yaşamayanların çok da anlayamayacağı şeyler değil mi? Zamanla aydan aya iyileşmelerim % oranında arttı da arttı. Aktif mesanem tam normale 5-6 ayda ulaştı. Bilişsel yetiler, ses kısıklığım laranjitim, faranjitim, burun tıkanıklığım ten kalitem yaralar, ten acıması panik-heyacan bozukluğu, kekelemelerim, yaralar, barotravmam, östaki tıkanıklığım, kalp sorunlarım ritim bozukluğum, elektrik çarpmam, derin uyuyamamam, kronik yorgunluğum, güçsüzlüğüm ve tabi ki sabah kronik yorgunluğum... Bazıları laranjit ritim bozukluğu ten acısı gibi tamamen bitti bazıları % 90 gibi geçti. Artık 4 yıllık kullanıcıyım. Daimi kullanıyor ve her gün düzenli iyonize su içiyorum. Bunları daimi kullanırsanız aydan aya siz de iyileşmelere destek oluyor. İşleyişi ile alakalı olan sorunları dengeye getirdikten sonra gerisini vücut kendini tamir edebilmeye başlıyor.
Benim için işte bundan çok kıymetliler. Bana iyi gelebilenler o kadar nadir kii.. Ve ilaçlarla tedavi edilemeyen biriyim. Antibiyotiklerin çoğuna da bağışıklık geliştirdim. Vitaminler bile ağrılara neden oluyor kilo aldırıyor. İçsem de yerine koyamıyorum bir ay sonra tahlile gittiğim de gene eksik çıkıyor. Dün bir hastayla konuştuk. O da artık annem ve ben gibi olmuş. Dr u eline antidepressan sana yazılamaz diye rapor bile vermiş. Artık çok vücudu hasarlanmış çünkü. Ağrı kesici içmekten midesi delinmenin son aşamasına gelmiş. Benim gibi ilaçla tedavi olamayan insanlar için bir umut oldu ya bunlar. Bunların bilgisini bana ulaştıran arkadaşıma duacıyımdır. Ben de bunların bilgisini ulaştırmak için çok çabalıyorum. Biz gibilerin dualarında yer almak. Ayrıca çok güzel bir duygu veriyor. Bunun da bağımlısı oldum sanırım.
Şimdi bu manyetiklerin işleyişi hakkında bilgiler vereceğim. Nasıl etki ediyorlar neler yapıyorlar da bu vücut böyle memnun bir tepkiler verebiliyor değil mi? Ben bu sorularıma gerekli cevaplar bulabilmek için dünyada var olan tüm kaynakları toplayıp çeviriler yaptım. Sonunda bir sunum oluşturdum. Onu da sizlerle paylaşmak istiyorum.
FM rehberiniz Gül Banu Aker..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder